Emsal Karar
"İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır."
"Bu kural, fiziki bordro uygulamasının yerini alan modern banka ödemelerinde tarafların hukuki durumunu netleştirmektedir. İşverenin banka üzerinden her ay değişen tutarlarda mesai ödemesi yapması halinde, işçi bu ödemelere anında itiraz etmezse artık tanık dinleterek daha fazla alacağı olduğunu iddia edemez ve iddiasını sadece yazılı delillerle ispatlamak zorunda kalır. Bu içtihat, kayıt dışılığı önleyerek banka sistemi üzerinden şeffaf ödeme yapan işvereni haksız tanık beyanlarına karşı koruyan ve işverenin elini ciddi şekilde güçlendiren bir standart getirmektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/18745 E. 2017/7246 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, mobbing tazminatı ile genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.04.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Hüseyin Birbudak ile karşı taraf adına Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde Ağustos 2009 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, aylık maaşının net 1.500TL olduğunu, davalı Şirket bünyesinde haftanın 6 günü 9 saat olarak çalıştığını, ancak bu çalışma süresine riayet edilmediğini, ucu açık gece yarılarına kadar, gece vardiyalarının devamında sonraki gün çalıştırıldığını, fazla mesai karşılıklarını istediğinde ise “… Allah belanı versin, Allah seni nasıl biliyorsa öyle yapsın s… tir git bu işyerinden gözüm görmesin …” gibi hakaret ve aşağılanmalara maruz kaldığını, defalarca önüne boş kağıt konup istifasının yazılmasının istendiğini, ağlama krizlerine girmesine rağmen amir ve müdürlerinin mobbing uygulamasına maruz kaldığını, son 2 yıldır istifa etmesi yönünde yoğun baskı gördüğünü, psikolojik baskı görüp ilaç kullandığını, fazla mesai karşılıklarının ödenmemesi, SGK ya gerçek ücretinin bildirilmemesi, herkesin içinde kendisini ağlatacak hakaretler işitmesi karşısında iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, mobbing nedeniyle tazminat ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını ve davanın haksız olduğunu, 13.05.2014-01.06.2014 tarihleri arasında izin kullandığını, izin sonrası işe başlamadığını, telefonlarına dahi yanıt vermediğini, iş akdinin devamsızlık nedeniyle 13.06.2014 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, ücretinin tamamının ödendiğini, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ve mobbing uygulanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının davalıya ait işyerinde çalışırken mobbinge uğradığı iddiasını yeterli derecede ispatlayamadığı, kendisine psikolojik baskı yapıldığına ilişkin davacı tanığının beyanının dışında mobbinge dayalı iddiaların %100 ispatlanması gerektiği, psikolojisinin bozulduğu, tedavi gördüğü ve buna ilişkin deliller sunulmadığından mobbing iddialarının ciddiye alınmadığı, ayrıca senelik iznini kullandığı da görüldüğünden bu yöndeki talebine itibar edilmediği, ancak genel tatil alacağı ve fazla mesai alacağını hak ettiği halde ödenmemesi sebebiyle davacı iş akdini sonlandırdığından kıdem tazminatına hak kazandığı, her ne kadar işe başlama tarihinde sözleşmede ücreti içerisinde personelin yapacağı ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ücrete dahildir hükmü var ise de bu İş Kanununa uygun olmadığından sözleşmenin bu bölümünün dikkate alınmadığı, zira işçi aleyhine sözleşme yapılamayacağı, işyerinde vardiya var ise de vardiyaların süreleri dikkate alındığında davacının fazla mesai ücreti ve genel tatil ücretini de hak ettiği görüldüğünden zamanaşımından arta kalan kısım üzerinden %35 oranında indirim yapmanın hak ve nesafete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı işyerinde vardiya amiri olarak çalışan davacı fazla çalışma iddiasını tanık deliline dayalı ispatlamaya çalışmıştır. Taraf tanık beyanlarından davalı işyerinde 3 vardiya şeklinde çalışmanın olduğu sabittir. Her ne kadar tanık beyanlarından vardiya saatlerinin sarktığı, bazen iki vardiyanın birleştirilerek çalışıldığı yönünde beyanlarda bulunulmuş ise de, bu beyanlar hesaplamaya elverişli ve somut değildir, ayrıca başkaca yan deliller ile de desteklenmemiştir. Bu nedenle ispatlanamayan fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.
3-Hükmedilen miktarların brüt mü yoksa net mi olduğunun, ayrıca faiz başlangıç tarihlerinin kararda açıkça gösterilmemesi hususları 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.