Emsal Karar
"İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür."
"Bu kural, maaş ve mesai ödemelerinin doğrudan banka hesabına yapıldığı ve fiziki bordro imzalatılmayan modern iş yeri pratiklerinde işçinin yaşayabileceği hak kayıplarını önlemektedir. İşçinin banka ödemesine anında şerh düşmesinin fiilen mümkün olmaması sebebiyle, bankadan yapılan tahakkuklu ödemelerde işçiye tanık beyanları da dahil olmak üzere her türlü kanıtla daha fazla çalıştığını ispatlama hakkı verilmesi yargılamada işçinin konumunu doğrudan güçlendirir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/18670 E. 2020/18683 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı-Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, işyerinde davacıya mobbing uygulandığını ve tüm alacaklarının verileceği sözüyle davacıdan istifa dilekçesi alındığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 02/05/2001 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, 25/09/2001 tarihinde yeniden işe başladığını ve haklı bir sebebi olmaksızın iş sözleşmesini yine sonlandırdığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiş, iş sözleşmesinin ihbar öneli tanınmadan haksız sonlandırıldığını ileri sürerek ihbar tazminatı alacağının davacı işçiden tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve yazılı gerekçe ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalı-karşı davacıdan tahsiline; karşı davada istenilen ihbar tazminatı talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı-karşı davalı işçinin tüm, davalı-karşı davacı işverenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının yaptığı fazla çalışmanın hesap yöntemi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkla, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kış aylarında haftanın beş günü 07.30-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile 9.5 saat, cumartesi günleri ise 07.30-13.30 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme ile 5 saat çalışarak haftada 7.5 saat fazla çalışma yaptığı; yaz aylarında 07.30-20.00 saatleri arasında 1.5 saat ara dinlenme ile 11 saat, cumartesi günleri ise 07.30-13.30 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme ile 5 saat çalışarak haftada 26 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır.
Dosya içeriğine göre kabul edilen çalışma süreleri bakımından bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığı görülmektedir. Şöyle ki; raporda yaz aylarında 07.30-20.00 saatleri arasında 1.5 saat ara dinlenme ile 11 saat, cumartesi günleri ise 07.30-13.30 saatleri arasında yarım saat ara dinlenme ile 5 saat çalışarak haftalık 45 saati aşan çalışma süresi 26 saat olarak bulunmuştur. Oysa kabul edilen çalışma sürelerine göre haftalık fazla çalışma süresi 26 değil 15 saattir. Mahkemece bilirkişi raporunun bu yönüyle hatalı olduğu gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 16.12.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.