Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/24338 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2016/24338
Karar No2020/9613
Tarih28.09.2020

"dosya arasında bulunan davacı imzalı yıllık izin belgeleri konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereğince davacı isticvap olunarak sonuca gidilmesi gerekir"

"Bu karar, üzerinde işçinin imzası bulunan ancak kullanımı veya geçerliliği hususunda çelişki barındıran yıllık izin belgelerinin mahkemelerce doğrudan geçersiz sayılamayacağını hükme bağlamaktadır. Yargıtay, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında bizzat işçiyi dinlemesi ve belgedeki imzaya ilişkin beyanını alması gerektiğini vurgular. Bu kural, elinde imzalı belge bulunan işverenin ispat vasıtalarının mahkemece peşinen reddedilmesini önleyerek işverenin durumunu korurken; aynı zamanda belgenin içeriğinin veya imzaya itirazın bizzat işçinin beyanıyla (isticvap) netleştirilmesini zorunlu kıldığı için adil yargılanma ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması noktasında her iki tarafın hukuki güvenliğini sağlamaktadır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/24338 E. 2020/9613 K.

MAHKEMESİ:... Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalıya ait işyerinde 01/04/1998 tarihinden 13/01/2015 tarihine kadar şoför olarak çalıştığını, davalının... şartlarını zorlaştırması, şahsına karşı bir nevi mobbing uygulaması ve hakaret görmesi nedeniyle... akdinin kendisi tarafından haklı olarak feshedildiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacı... akdini emeklilik sebebiyle feshettiğini, bu sebeple ihbar tazminatı talep hakkının olmadığını, talep ettiği diğer alacakların zamanaşımına uğradığını,... akdinin feshinden sonra davacının hesabına kıdem tazminatının yatırıldığını, buna rağmen dava açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının taleplerinin haklı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Mahkemece, davalı tarafından yargılama aşamasında davacıya yapılan kıdem tazminatına yönelik kısmi ifanın davacı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle davacının temerrüde düştüğü kabul edilerek ödeme yapılan miktar bakımından fesih tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem için faize hükmedilmesine karar verilmiş ise de davacının kısmi ifayı kabul yükümlülüğü bulunmadığından kıdem tazminatının tümü için faizin fesih tarihinden itibaren hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.

3- Mahkemece davacının 16 yılı aşkın çalışma süresi boyunca 2009 yılından sonra hiç yıllık izin kullanmadığı ve dosya içinde bulunan davacı imzalı yıllık izin belgeleri bulunmasına rağmen bu izinleri kullandığına dair davacı imzasının aynı belgeler altında bulunmadığı, bu nedenle bu belgelere itibar edilemeyeceği kabul edilerek 98 gün üzerinden hesaplanan yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının 2009 yılı sonrası için yıllık izin alacağı ve dosya arasında bulunan davacı imzalı yıllık izin belgeleri konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereğince davacı isticvap olunarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.