Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/8545 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2016/8545
Karar No2019/13745
Tarih19.06.2019

"Davacı sözü edilen istifa dilekçesi üzerine işyerinden ayrılmış hatta öncesinde başka bir banka ile iş görüşmesi yaparak anlaşmaya varmış ve nihayet davalıya ait banka işyerinden ayrılarak başka bir bankada kısa süre içerisinde çalışmaya başlamıştır. Dava istifa tarihinden 3 yıl geçtikten sonra açılmış ve davacının iradesinin fesada uğradığı yöntemince ispatlanamamıştır. Bu deliller karşısında davacının diğer bankada çalışmak için istifa ettiği sonucuna varılmakla kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır."

"Bu emsal karar, işçinin iş sözleşmesini ödenmeyen alacaklar gibi haklı bir nedene dayandırarak feshettiğini iddia etmesine rağmen, istifa öncesinde başka bir işyeriyle anlaşıp ayrıldıktan hemen sonra orada çalışmaya başlaması durumunda asıl fesih iradesinin başka bir işte çalışmak olarak değerlendirileceğini ortaya koymaktadır. Karar, işten ayrılıp kısa süre içinde yeni bir işe giren ve istifa dilekçesini imzalarken iradesinin sakatlandığını hukuka uygun yöntemlerle ispatlayamayan işçilerin sonradan ileri sürdükleri haklı fesih senaryolarını geçersiz kılarak işverenin elini oldukça güçlendirmektedir. İşçinin kıdem tazminatı alabilmesi için salt içeride kalan alacaklarını öne sürmesi yeterli görülmemekte, fesih iradesinin münhasıran bu alacakların ödenmemesine dayandığını ve feshe zorlandığını somut delillerle kanıtlaması şart koşulmaktadır. -----------------"

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/8545 E. 2019/13745 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

02.07.2004 - 26.09.2011 tarihine kadar bir yılını... 'da olmak üzere davalı bankanın... Şubesinde çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca hafta içi 09.00-20.00 saatleri arasında Cumartesi günü ise 11.00 -15.00 saatleri arasında fazla mesai yaparak çalıştığını, davacının çalıştığı süre içerisinde ödenmesi gerekli olan fazla mesailerinin talep edildiği halde ödenmediğini, bu nedenle iş akdini feshettiğini işverene yazılı olarak bildirdiğini, fazla mesai ücretlerinin ödenmesi ile ilgili olarak davacının mesai arkadaşının e-mail yolu ile davalı bankanın genel müdürlüğüne bu ücretlerin ne zaman ve ne kadar ödeneceği hususunu sorduğunu, cevap olarak gelen e-mail den şubede fazla mesai yapıldığı ancak teknik altyapı kurulamadığı için ödeme yapılamayacağını bildirdiğini, davacının maaşının brüt 4.715.00 TL olduğunu, bir takvim yılında 4 kez ikramiye ( 1 maaş tutarında) ve hedeflerini gerçekleştirdiği takdirde 2 kez prim aldığını, davacı ve diğer banka çalışanlarına bir takım hedefler verilerek bu hedeflere ulaşılmasının istendiği, ancak davalı çalışanların isimleri büyük harfler ile yazılıp altı çizilerek ve toplantı bittikten sonra özel görüşme yapılacağı beyan edilerek mobbing ve işten atılma düşüncesi yerleştirmeye çalışıldığını, davacının bankadaki bilgisayar sistemine Login şifresi ile girdiğini bu nedenle yapılacak bilgisayar incelemesi ile işyerinde geçirdiği zaman diliminin ortaya çıkacağını iddia ederek 7.000,00. TL. kıdem tazminatı ve 1.000,00.TL. fazla mesai olmak üzere toplam 8.000.00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davacının 02.07.2004 tarihinde imzalamış olduğu iş sözleşmesine istinaden bankada işe başladığını, davacının 26.09.2011 tarihinde bankaya sunmuş olduğu istifa dilekçesi ile istifa ettiğini, davacının hak ettiği işçilik alacaklarının kendisine ödenmek suretiyle sözleşmenin sonlandırıldığını, bu istifa dilekçesinde davacının kendi isteği ile hiçbir sebep bildirilmeksizin sözleşmesini sona erdirdiğini, davacının istifa dilekçesinde yer vermediğini gerekçelerin gerçeğe aykırı olduğunu fazla mesai yaptığı gerekçesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri süren davacının bunu İş Kanunu'nda belirtilen yasal süreler içerisinde yapmadığını davacının bu fesih sebebini 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürdüğünü, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, Yargıtay'ın birçok kararında istifa eden işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı yönünde olduğunu, davacının çalıştığı dönemde hiçbir zaman Cumartesi çalışması yapmadığını, davacının hafta içi genellikle mesai bitiminde işten çıktığını bazı günler saat 19.00 civarında işyerinden ayrıldığını, saat 20.00 den sonra işten çıkmış ise bunların çok çok nadir olduğunu, davacının istifa edip işten ayrıldıktan hemen sonra... Bank'ta işe başladığını, istifanın bir nedene dayanmamasının bu konuyu desteklediğini, davacının istifa etmeden önce kendisine başka bir iş ayarladığını istifanın asıl nedeninin de bu olduğunu, bu nedenle de davacının kıdem tazminatı isteminin haksız olduğunu, davacının diğer bankaya geçerken müşteri portföyünü de taşıdığını, bu noktada iyi niyetle hareket etmediğini, tek taraflı ve haklı bir neden olmadan iş akdini fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının fazla mesai ücreti taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden geriye doğru 5 yıl ve ıslah talebi olması halinde ıslah tarihinden geriye doğru 5 yılı aşan taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, çalışanların yaptıkları fazla mesaileri IK online adı verilen sisteme girdiklerini ve şube müdürü tarafından onaylandıktan sonra bu girişler ve maaşların ödenmek üzere İnsan Kaynakları Müdürlüğü'ne iletildiğini, ancak davacının bu sisteme giriş yapmadığını bu durumun da davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını ortaya koyduğunu, davacı ile banka arasında imzalanan iş sözleşmesinin 9. maddesinde aylık ücretin fazla mesai ücretlerini de açıkça kapsadığının belirtildiğini, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının fazla çalışma yaptığı kabul edilse dahi yıllık 270 saatin mahsubunun gerekeceği, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden kendi hesabına yatan tutarları çekmiş olduğunu bu nedenle fazla mesai ücretlerinin ödenmediği iddiasında bulunamayacağını, fazla mesai iddia eden davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının bu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçi kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, Mahkemece fazla çalışma ücreti ödenmediği için iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı işçi 26/09/2011 tarihinde istifa dilekçesi vermiş, dilekçede yasal hakların ödenmesi yönünde bir ifadeye yer verilmiş ise de davalı işveren tarafından tazminatın ödeneceğine dair güven telkin eden herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı sözü edilen istifa dilekçesi üzerine işyerinden ayrılmış hatta öncesinde başka bir banka ile iş görüşmesi yaparak anlaşmaya varmış ve nihayet davalıya ait banka işyerinden ayrılarak başka bir bankada kısa süre içerisinde çalışmaya başlamıştır. Dava istifa tarihinden 3 yıl geçtikten sonra açılmış ve davacının iradesinin fesada uğradığı yöntemince ispatlanamamıştır. Bu deliller karşısında davacının diğer bankada çalışmak için istifa ettiği sonucuna varılmakla kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.