Emsal Karar
"Feshin haklı bir sebebe dayandığını ispat yükü davacıya ait olduğu halde, davacı feshin haklı bir sebebe dayandığını ispat edememiştir."
"Bu emsal karar, iş sözleşmesinin haklı nedene dayanılarak feshedildiğini ileri süren tarafın, bu iddiasını somut ve inandırıcı delillerle kanıtlamakla yükümlü olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. İşçi, kendi el yazısı ve iradesiyle işten ayrıldığını gösteren genel ifadeli bir dilekçe sunmuşsa ve sonradan feshin aslında işverenin haksız fiillerinden veya mobbing gibi davranışlarından kaynaklandığını iddia ediyorsa ispat külfeti tamamen kendisine düşmektedir. Bu hukuki kural, elinde işçinin imzasını taşıyan bir istifa dilekçesi bulunan işverenin hukuki pozisyonunu önemli ölçüde güçlendirirken, işçiye iddialarını doğrulamak için genel ifadelerin ötesine geçerek kesin deliller sunma sorumluluğu yüklemektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/31656 E. 2020/15573 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde ön muhasebe elemanı ve memur olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işyerinde 24/07/2008 - 21/08/2011 tarihleri ile 08/12/2011-01/10/2014 tarihleri arasında iki dönem halinde çalıştığını, her iki dönem çalışmasının istifa ile sona erdiğini davacıya mobbing uygulandığı, baskı yapıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti talebinin kabulüne, ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi ve davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda davacı iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürmüş, davalı ise iş sözleşmesinin davacının istifası ile sona erdiğini savunarak istifa dilekçesi sunmuştur. Mahkemece, tanıkların işverenin davacıya ‘artık seni istemiyorum, çalışmayacaksın, dilekçeni imzala, çek git dediğini’ duyduklarını, davacının işyerinde zaman zaman ağladığını, patronun açıkça ağır şekilde onur kırıcı şekilde davacıya hitap ettiğini belirttikleri gözetildiğinde davacının iş sözleşmesini işverenin davranışları nedeniyle haklı feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı sonucuna varılmıştır. Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamına göre iş sözleşmesinin davacının istifa dilekçesi ile sona erdiği açıktır. Bu husus mahkeme gerekçesinde de açıkça ifade edilmektedir. Dosya kapsamındaki istifa dilekçesi incelendiğinde davacının, “özel nedenlerden dolayı görevimden istifa ediyorum” şeklinde beyanı bulunmakta olup, davacı taraf bu belgeye karşı imza inkarında bulunmamış, irade fesadı hallerinin varlığını ispat edememiştir. Mahkemece beyanına itibar edilen davacı tanığının davacıyı ağlarken gördüğü ve işverenin davacıya söylediğini bildirdiği sözler genel ve soyut nitelikte olup, davacı da dilekçesinde “özel nedenlerle” istifa ettiğini beyan ettiğine göre, feshin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde haklı bir sebebe dayanmadığı açıktır. Feshin haklı bir sebebe dayandığını ispat yükü davacıya ait olduğu halde, davacı feshin haklı bir sebebe dayandığını ispat edememiştir. Davacının kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, temyiz edilen kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.