Emsal Karar
"belgenin özel bir belge olup, davacı ile birlikte bir çok işçinin ismini ve imzasını taşıdığı, davacıyla ilgili olup, işyeri açısından ticari sırlara ilişkin gizlilik içeren bir belge niteliğinde olmadığı, kendisi ile ilgili belgeyi mahkemeye sunmak için almasının mahkemenin nitelediği şekilde geçerli bir fesih sebebi oluşturmayacağı, belgenin kilit altında olduğunun da davalı işverence kanıtlamadığı"
"Bu emsal karar, işçinin kendi yasal haklarını aramak ve açtığı bir davaya delil sunmak amacıyla işyerinden evrak temin etmesinin her durumda hırsızlık veya işverene geçerli fesih hakkı veren bir eylem olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Özellikle elde edilen belgenin bizzat işçinin durumuyla ilgili olması, işyerinin ticari sırlarını veya özel gizlilik gerektiren bilgilerini içermemesi ve işveren tarafından kilit altında tutulan korunaklı bir evrak olduğunun ispatlanamaması hallerinde işçinin elini güçlendirmektedir. İşverenin bu tür bir eyleme dayanarak iş sözleşmesini geçerli veya haklı nedenle feshedebilmesi için belgenin gizlilik derecesini ve muhafaza şartlarını somut olarak kanıtlaması gerektiği vurgulanmış olup, aksi halde feshin geçersiz sayılacağı ve işçinin işe iade hakkının doğacağı güvence altına alınmıştır. -----------------"
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/21243 E. 2017/15442 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Dava Dilekçesinin Özeti;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 01/11/2001-12/02/2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığını, iş akdinin herhangi bir neden gösterilmeden feshedildiğini, bunun üzerine 10/03/2015 tarihinde... 14. İş Mahkemesi'nin 2015/168 Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını, bu dava üzerine müvekkilinin işveren tarafından işe davet edildiğini, müvekkilinin 27/04/2015 tarihinde işine geri döndüğünü, 14.İş mahkemesi dosyasının derdest olduğunu, bu arada... 19. İş Mahkemesi'nin 2015/412 Esas sayılı dosyası ile eksik bildirilen primlerin tespit ve tamamlanması açısından hizmet tespit davası açıldığını, bu sırada davalı işveren tarafından müvekkiline mobbing uygulandığını, işveren tarafından, müvekkiline 11/01/2016 tarihli fesih ihbarı gönderilerek iş akdinin haksız ve hukuki dayanağı olmayan bir nedene dayandırılarak feshedildiğini iddia ederek, 11/01/2016 tarihli iş akdinin feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilinin işe iadesine, davacının işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine, boşta geçen süre için 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, işe iadesi gerçekleşen davacının kötü niyetli bir şekilde gerçeği yansıtmayan belgelerle hizmet tespit davası açtığını, sunulan belgelerin yetersizliği hakkında mahkeme hakiminin görüş bildirmesi üzerine feshe konu olan ve şirket yetkililerince muhafaza edilen belgeleri izinsizce ele geçirdiğini ve mahkemeye sunulduğunu, müvekkili şirketin İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi çerçevesinde haklı nedenle derhal fesihte bulunduğunu, ancak suç duyurusunda bulunmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının eyleminin hırsızlık niteliğinde olup, feshin haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacının iş akdinin fesih sebebi özet olarak, davacının davalı işverene karşı açtığı hizmet tespiti davasında Mahkemeye ibraz ettiği işyerinde çalışan işçilerin el yazısı ile düzenlenen ve imzalanan “ Temmuz 2015 Maaş Alımı “ başlıklı belgeyi işverenin haberi olmadan aldığı ve eylemin hırsızlık niteliğinde olduğu iddiasıdır.
Davacının davalı işveren nezdinde kayden iki dönem halinde çalıştığı, ilk dönemin işveren feshi ile sona erdiği, işe iade davası devan ederken tekrar işe başlatıldığı, davacının davalı işveren aleyhine... 19. İş Mahkemesi'nin 2015/412 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtığı, bu davada hizmet tespitinde delil olacağı düşüncesi ile nasıl elde ettiği belli olmayan birden çok işçinin ismini taşıyan bir belgeyi dosyaya sunduğu, hizmet tespiti davasında işveren yetkilisi olan tanık....nün belgeyi inkar ettiği, temyiz dilekçesindeki açıklamaya göre belgenin sonuç doğurmadığı ve hizmet tespiti davasının reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı söz konusu belgeyi işyerinden temin ettiğini belirterek mahkemeye ibraz etmiş ise de, belgenin özel bir belge olup, davacı ile birlikte bir çok işçinin ismini ve imzasını taşıdığı, davacıyla ilgili olup, işyeri açısından ticari sırlara ilişkin gizlilik içeren bir belge niteliğinde olmadığı, kendisi ile ilgili belgeyi mahkemeye sunmak için almasının mahkemenin nitelediği şekilde geçerli bir fesih sebebi oluşturmayacağı, belgenin kilit altında olduğunun da davalı işverence kanıtlamadığı, bu açıklamalar ışığında davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki....si uyarınca belirlenen 1.980,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça peşin yatırılan 29,20 TL. harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafça yapılan harçlar dahil toplam 70,00 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Tarafların yatırdığı avanslardan kullanılmayanların ilgilisine iadesine,
10-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine
Kesin olarak 11.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.