Emsal Karar
"Davacının iş sözleşmesinin 23.04.2012 tarihinde feshedildiği kabul edilmesine, işveren tarafından 16.05.2012 tarihinde bildirilen feshin sonuca etkili olmamasına ve 23.04.2012 tarihinden 16.05.2012 tarihine kadar çalışma bulunmamasına rağmen bu tarihler arasını alan fazla çalışma ve ücret alacaklarının hesaplanması isabetsizdir."
"Bu karar, iş sözleşmesinin fiili olarak sona erdiği tarihin tespitinin, işçilik alacaklarının hesaplanmasındaki belirleyici rolünü netleştirmektedir. İşçinin eylemli olarak çalışmayı bıraktığı ve akdin feshedildiği tarih ile işverenin daha sonradan gönderdiği resmi fesih bildirimi tarihi arasında geçen sürede fiili bir çalışma yoksa, bu boşluk dönemi için işçiye fazla mesai veya normal ücret tahakkuk ettirilemez. Bu durum, fiili çalışmanın esas olduğunu kabul ederek haksız zenginleşmeyi önlediği için işverenin elini güçlendirmekte, işçi bakımından ise sadece fiilen çalışılan veya kanunen çalışılmış sayılan süreler üzerinden maddi talepte bulunulabileceğini kesin bir dille teyit etmektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/7540 E. 2018/1867 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, izin ücreti, genel tatil ücreti, resmi tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, son dönemde yapısal değişiklikler söz konusu olunca çalışanlara mobbing uygulamaya başlandığını, bunun işçileri istifaya zorlamak için yapıldığını, davalı işverenlik tarafından ihtarname ile akdini feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti alacağı ve genel tatil ücretinindavalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle tutanaklar düzenlendiğini, bunun kendisine ihtarname ile bildirildiğini, buna rağmen davacının işe gelmediğini, böylece iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, bu itibarla haklı fesih nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının doğmadığını, yıllık ücretli izinlerinin kendisine kullandırıldığını ve ücretlerinin ödendiğini, mobbing iddiasının ise gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde resmi ve dini bayramlarda çalıştığından bahisle 1.000-TL talepli belirsiz alacak davası açmıştır. Davacı talebini artırmamasına rağmen mahkemece 1.437,00-TL genel tatil ve resmi bayram tatili ücretine hükmetmiştir. HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olarak 1.000,00 TL. genel tatil ücretine karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacının iş sözleşmesinin 23.04.2012 tarihinde feshedildiği kabul edilmesine, işveren tarafından 16.05.2012 tarihinde bildirilen feshin sonuca etkili olmamasına ve 23.04.2012 tarihinden 16.05.2012 tarihine kadar çalışma bulunmamasına rağmen bu tarihler arasını alan fazla çalışma ve ücret alacaklarının hesaplanması isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.